27 Şubat 2015 Cuma

ONLA SARHOŞ OLMADAN ..

Zaman denen makinanın içinden bir kum tanesi sayacı gibi akıp gidiyoruz. İşten güçten , yorgunluktan , yoğunluktan kendimize ne kadar zaman ayırıp yeni şeyler keşfedebiliyoruz.
Şahsen benim için uzun zaman oldu yeni şeyler keşfetme arzusu.Yeni okuduğum kitapların içinde ki hayatlar ve insanlar hariç .

Yaşadığım her duygu yoğunluğunun anlamları çok farklı şu sıralar. Ben bu kaostan ne zaman çıkacağım bilmiyorum. Gözleri gözlerime değdiğinde içimde bir şeyler kıpırdıyor.Bakmamak için diretiyorum mesela ama bazen başarılı bazen başarısız oluyorum. Bu duyguların hükmü mü arzuların mı teslim oluyorum. Daha fazlasını istiyorum hep . Köşede karşılaşıp çarpışmak , yanlışlıkla dokunmak istiyorum..Bana bakınca aptalca gülüyorum.Onu aslında kıskandırmakta istiyorum.Ama tam tersini yaşıyorum belki hayatımda gördüğüm en çirkin kadından bile kıskanıyorum.
Hani diyorum ya arada acaba elde edememe duygusu mu ya da geçici bir boşluk mu ?

Hayır değil çok net hoşlanıyorum.Bu duyguları yaşamak gerçekten çok güzel.Karşılığını göreyim ya da görmeyeyim . Evet cesaretimin kırıldığı noktalarda olabilir.Ama bu hiçbir şeyin olamadığı anlamına gelmiyor. Ya da pes etmem gerektiğinin.



Şu sıralar kendi dünyamdan ayrı olaylar yaşıyorum.Aslında neler olduğunu belki bir kitabımda anlatabilirim. Önce devrik bir yaşantımın kırıntılarını toplayıp süzgeçten geçirdikten sonra ortaya müthiş eğlenceli bir o kadar da dramatik şeylerin çıkacağını umuyorum.Belki de süzgeçte kalan büyük kırıntıların hayal kırıkları ile yaşamayı seçiyorum..

Tüm cümlelerin içinde hep belki ya da keşkerimin çok olduğunun da farkındayım.
Ama hayat zaten hep keşke ve belkilerle geçmiyor mu ?


20 Şubat 2015 Cuma

RUHUN RUHUMA

Ne hissetiğini bilmeyen küçük bir kız çoçuğunun boşluğun için de anlamsızca dolandığını , ne tarafa gitmesi gerektiğini bilmediğini görüyorum. Ona yardım etmek istiyorum ellerimi uzatıyorum ama beni görmüyor. Güçlü olmasın küçük kız..Ve artık bir karar vermelisin yoksa bu boşluk seni içine hapseder ...



Sahi neydi bu boşluk ve hep kaybolmuşluk hissi.. Kendini ne kadar kandırabilir bir insan , kendini nasıl bu kadar itebilir , diretebilir ..
Ağlamak istiyorsan ağla , gülmek istiyorsan gül ..Red edil ya da kabul görül..
Ama en beteri kendine acıma..acındırma..
Kendin ol ..Kaybedebileceğin ne var , kaybetsen ne değişir ..
Belki yeni başlangıç bile yaşayabilirsin..Gülümse en büyük silahın olsun hatta gamzelerini göstermekten bile çekinme..Çelişkiye düşme..Aşık ol..acı çek ..ya da sev...




Bu bir bunalmış ruh tasviridir. Tamamen hayal ürünü bilinç altı yanılmasıdır..
Hayat aktığı yerden devam etmektedir...

16 Şubat 2015 Pazartesi

BU BİR İNSANLIK MESELESİDİR..

Hayatınızda ufak ufak değişiklikler yapmak her zaman iyi gelir. Yeni bir kitaba başlamak gibi hayat karşımıza enteresan yeni olaylar çıkartır. Hayatı farkında yaşamak bilinçli adımlar atmamıza , kendi dünyamızın pürüzsüz en azından adımlarımızın düzgün olmasına neden olur.

Türkiye gündemimizde birçok olayı aştık derken yeni bir şey daha ekleniyor. Ülkemi eleştirmeksizin ve bir hukuk sektöründe çalıştığım halde bu ülkede adaletin olmadığı görüşündeyim. Hepimiz kapitalist sistemin kölesi olarak hayatımıza devam ediyoruz . Hakkımızı ne kadar savunup savunmadığımız ise mechul.

Hepimizde biliyoruz ki daha iki gün önce gencecik bir kızın vahşice öldürüldüğü bir annenin hıçkırıklarıyla boğulduğunu izledik. Hepimiz ne kadar da üzülsek aynı olay insanın kendi başına gelmeden anlayamayız.
20 Yaşında ki bu gencecik kıza önce tecavüz edip , ardından bıçaklayıp , sonra yakıp bir dere kenarına atan bir vahşi pisliğin insan bile diyemiyorum bu dünya da nefes almaya bile hakkı yok.
Böyle olaylar aslında o kadar çok ki bu olay sosyal medya yoluyla herkese aktarıldığı için çok büyük tepki topladı. Ki toplanmalıydı..
Böyle bir olayı bile alttan alan küçük beyin teşircileri ülkemizde çok mu çok fazla.
Bu insanlar önce beyinciklerini geliştirip sonra sosyal medya üzerinden eleştirmeye kalkışmalı.
Sonra hak iddadan bahsetmesin bu pislikler. Ülke gündeminde magazinde olan insanlar , sıradan insanlar, siyasi diplomatlar, büyükbaş yöneticiler.
Burada şahıs ne olursa olsun ya da kimliği, statüsü , nerede yaşadığı ...birçok örnek çoğaltabiliriz önce insan olsun..İnsanı değerler olsun , vicdan olsun , içinde kendi adaleti olsun , kendini yargılayabilsin .

Ahlak kuralları ya da toplumda bu denli olayların az görünmesinin sebebi insanın kendi içerisinden vicdanen ya da maneviyat anlamında korktuğu değil hukuk sisteminin onu cezalandıracağından korktuğu için suç işlememektedir . Bu konu da sizinle her türlü tartışırım.

 Müslüman bir ülkeyiz inancımız gereği uymamız gereken kurallar var. Bu kurallara uyup uymamak hepimizin vicdanına kalmış bir olay. İnancı olan bir insansanız bazı şeyleri Allah'a havale etmekten başka çözüm yoktur bazen. Bunun üzerine aslında konuşacak o kadar şey var ki .. Bazen susmak ve Allah'a havale etmek en iyisi...





5 Şubat 2015 Perşembe

HUZURSUZ OLANLAR İÇİN OKUMAK BİLE İYİ GELİYOR..

01. Ufak şeyleri dert etmeyin.
02. Kusursuz olamayacağınızı kabullenin.
03. Rahat ve ılımlı insanların çok başarılı olamayacakları düşüncesini bir yana bırakın.
04. Olumlu ve olumsuz düşünce kartopunun çığ gibi büyüme etkisini göz önüne alın.
05. Sevgi kapasitenizi geliştirin.
06. Unutmayın: Öldüğünüz zaman yapılacak işler listeniz hâlâ dolu olacaktır.
07. Kimsenin sözünü kesmeyin, cümlesini siz bitirmeyin.
08. Birisine bir iyilik yapın ve kimseye bundan bahsetmeyin.
09. Bırakın ilgiyi başkaları toplasın.
10. İçinde bulunduğunuz ânı yaşamayı öğrenin.
11. Sizden başka herkesin bilgili olduğunu düşünün.
12. Sabır geliştirme egzersizleri yapın.
13. Sevgi elini önce siz uzatın.
14. Kendinize sorun: Bir yıl sonra bunun bir önemi olacak mı?
15. Gerçeği kabul edin: Hayat âdil değildir.
16. Arada sırada canınızın sıkılması yararlıdır: Bırakın canınız sıkılsın.
17. Strese dayanma gücünüzü azaltın.
18. Haftada bir kez yürekten gelen bir mektup yazın.
19. Sık tekrar edin: Hayat acil bir durum değildir.
20. Zihninizde özel bir bölüm açın.
21. Her gün bir dakikanızı, minnettar olduğunuz birini düşünmek için harcayın.
22. Tanımadığınız insanların gözlerine bakın ve gülümseyerek merhaba deyin.
23. Her gün kendinize biraz sessiz zaman ayırın.
24. Yaşamınızdaki insanları minik çocuklar ve yüz yaşında ihtiyarlar olarak düşünün.
25. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.
26. Daha iyi bir dinleyici olun.
27. Savaşlarınızı akıllıca seçin.
28. Çöpü çıkarma sırasının kimde olduğunu hatırlamıyorsanız gidip siz çıkarın.
29. Eleştirme isteğinizi bastırın.
30. Daha ılımlı bir sürücü olun.
31. Unutmayın: İnsanı edindiği huylar oluşturur.
32. Bilmemenin verdiği rahatlığı duyun.
33. İpin ucunu biraz bırakın.
34. Bir bitki yetiştirin.
35. Yoga (ya da jimnastiğe) başlayın.
36. Erken kalkmaya alışın.
37. En inatla savunduğunuz beş iddianızı sıralayın ve bu konularda yumuşamaya çalışın.
38. Planlarınızda esnek olun.
39. Konuşmadan önce derin bir soluk alın.
40. Suçluluğu değil masumiyeti görmeye çalışın.
41. Sırf gırgır olsun diye, size yöneltilen eleştiriyi kabul edin. Göreceksiniz canınız yanmayacak.
42. Kendi görüşlerinizden tamamen farklı makale ve kitaplar okuyun ve bir şeyler öğrenmeye çalışın.
43. Zihninizi sessizleştirin.
44. Birisi size topu atarsa, bunu tutmak zorunda değilsiniz.
45. Olumsuz düşüncelerinize yüz vermemeye çalışın.
46. Öfkeniz kabarmaya başladığı zaman ona kadar sayın.
47. Sorunlarınızı öğretmeniniz olarak görün.
48. Biraz yüzünüz gülsün.
49. Bu da geçer.
50. Gevşeyin!
51. Bugününüzü son gününüzmüş gibi yaşayın. Öyle olabilir.
52. İç dünyanız için zaman ayırın.
53. Olağan şeylerdeki olağanüstülüğü arayın.
54. Kendi işinize bakın, kendinizi başkasının yerine koymayın.
55. Hayatı olduğu gibi kabul edin.
56. Yüreğinizin sezgisine güvenin.
57. Bırakın çoğu zaman başkaları haklı olsun.
58. Daha sabırlı olun.
59. Kendi cenazenize katıldığınızı farz edin.
60. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.
61. Ruh durumunuzu dikkate alın: Moralinizin bozuk olduğu zamanlar sizi yanıltmasın.
62. Hayat bir sınavdır. Altı üstü bir sınav.
63. Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın. Övgü ve yergi aynı şeydir.
64. Rasgele iyilikler yapın.
65. Bir davranışın ardındakini görmeye çalışın.
66. Gönlü bol olmayı haklı olmaya yeğleyin.
67. Bugün üç kişiye onları ne çok sevdiğinizi söyleyin.
68. Alçak gönüllü olmaya çalışın.
69. Kışa hazırlık (eksikleri gedikleri kapatma) telaşından kaçının.
70. Her gün birkaç dakikanızı sevecek birini düşünmeye ayırın.
71. Antropolog olun: Ön yargınızdan uzak, başka insanların yaşam ve davranış tercihlerini inceleyin.
72. Herkesin farklı olabileceği gerçeğini anlayın ve saygı gösterin.
73. Kendinize bir kamusal yardım konusu seçin.
74. Her gün en az bir kişiye beğendiğiniz bir özelliğini söyleyin.
75. Sınırlarınızı öne sürmeyin, yoksa sınırlı olursunuz.
76. Gördüğünüz her şeyde tanrının parmak izi vardır.
77. Başkalarının fikirlerinde biraz olsun doğruluk payı arayın.
78. Bardağın (ve başka her şeyin de) kırılmış olduğunu varsayın:
Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır.
79. Bu ifadeyi iyi anlayın: Nereye giderseniz siz oradasınız.
80. Kendinizi iyi hissettiğiniz zaman şükredin, kötü hissettiğiniz zaman ılımlı olun.
81. Postayla evlat edinin. Bir vakıf yoluyla bir çocuğa yardım edin
82. Yaşamı melodram olarak görmeyin.
83. Aynı anda birkaç şey yapmaya kalkmayın.
84. Fırtınanın Gözü nde (karmaşanın ortasındaki sükûnet noktasında) bulunmaya çalışın.
85. Sahip olmak istediğiniz şeyleri değil, elde etmiş olduklarınızı düşünün.
86. Dostlarınızdan ve ailenizden bir şeyler öğrenmeye açık olun.
87. Bulunduğunuz konumdan mutlu olmaya bakın.
88. Hizmet vermeyi yaşamınızın değişmez bir parçası haline getirin.
89. Bir iyilik yapın ve karşılığını ne isteyin, ne de bekleyin.
90. Varlığınızı bir bütün olarak kabullenin.
91. Başkalarını suçlamayı bırakın.
92. Yardım etmeye çalışırken önceliğinizi küçük şeylere verin.
93. Unutmayın: Bundan yüz yıl sonra dünyada bambaşka insanlar olacak.
94. Sorunlarınıza olan bakışınızı değiştirin.
95. Bir tartışmaya girecek olursanız, kendi görüşünüzü savunmadan önce karşı tarafın savını anlamaya çalışın.
96. Anlamlı başarı nın tanımını bir kez daha yapın.
97. Duygularınıza kulak verin; size bir şey söylemeye çalışıyorlar.
98. Yaşamınızı sevgiyle doldurun.
99. Kendi düşüncelerinizin gücünü bilin.
100. Daha fazlası daha iyidir diye düşünmekten vazgeçin..