19 Ekim 2017 Perşembe

Nasıl başlasam satırlarıma yaralarımı sarmaya..
Yana yana tükenmedim de kararıp kurudum hiçlikte..
Gözyaşlarımın sel olduğu bir aşkın içinde kendimi buldum..Buldum da duruldum..!

En zor olanı nedir biliyor musunuz ?
Kalıp savaşmak , çabalamak , emek harcamak değil..
En zor olanı tüm bunlara rağmen vazgeçebilmektir.. 

Sevgi tek taraflı olan bir duygu olmamalıdır. Savaş bile iki taraflıdır. Kazananın zaferi sevgiyle birlikte taçlandırılır. Mesela tek taraflı çabalamak bile öldürür insanı bitirir..

Sizi sevdiğini söyleyen ama sizin için hiç bir şey  yapmayan insanların sevgilerini sorgulayın. Herhangi bir şeyi sevmekle aynı şeydir. Özel kılan bir şey yoktur. Sokakta ki hayvanları sevmekle ya da masanda duran küçük bir oyuncakla eş değerdir. Sevgi mücadele etmektir.


Hayatlarımızı 60 yılın içine sığdırıp bu dünyadan uçup gidiyoruz. Hani insanlar çok sık hayatımı yazsam roman olur diyorlar ya işte öyle bir şey değil roman. Her kesin mutlaka bir hikayesi vardır ancak okunmaya değecek hikayeler de vardır. Hayatınıza giren insanların size ne yaşattığı sizin onlara neler yaşattığınız kaide değerdir. 

Benim kaide değerlerim içinde yaşadığım çelişkili duyguları anlatmaktadır. Nefret edememekten nefret etmektir. Sevdiği için bir şey yapamamaktır. Bazen buna mecbur bırakılmaktır. Bazen 1 çocuğa acımaktır .. Kelimelerin bile yetersiz kaldığı bir ana hapsolmaktır. 

Evet imkansız diye bir şey yoktur ancak mutsuzluk üstüne mutluluk kurulmaz diye de bir gerçek vardır.. 

20 Haziran 2017 Salı

Bir adamı en son ne zaman bu kadar düşündüğümü, geceleri uykusuz kalacak kadar özlediğimi , yüzü aklımdan çıkmayan , dudaklarının tadı hala ağzımda olan , sanki böylesi bir şeyi daha önce hiç yaşamamışcasına hissettiğim yüzüme çalan ılık rüzgar.

Günlerdir bu duygunun hoşlantı mı aşk mı olduğuna karar veremedim. Bugün anlıyorum ki beni bu kadar dinginleştiren , bu kadar anlayışlı kılan ona hissettiğim aşkmış.

Onun mutlu olması her şeyden önce gelen , yüzü gülse mutlu olduğum o güzel adam..
Belki hiç bir zaman tam anlamıyla birlikte olamasak da aynı duyguları hissettiğim , sonunu düşünmediğim şey..

Seni yaşamak dünyanın en güzel yerinde nefes almak gibi , seni yaşamak denizinin dibinde balıklarla yüzmek gibi , seni hissetmek çiçek açmış kiraz ağacının altında yüzüme değen çiçek kırıntıları gibi ..

Tarifsiz hissettiğim ve hiç bir zaman bana ait olamayacak o adam..
Dün akan gözyaşlarım sana hissettiğim duyguların yoğunluğu ile ilgili...

Dün benden çıkıp gittiğinde içime bir öküz oturdu. Sonra öküzle oturup dertleştik..

'' Nedir benim gibi iri bir öküzü yüreğine oturtacak kadar olan derdin '' dedi öküz..
Bense sadece ağladım , ağladım ve ağladım...

Bir rahatlamış hissettim ancak anestezi gibi geçici ferahtı. Çünkü hala bedenimde ve ruhumda taşıdığım o aşkın ezilmişliği az soğumuş çay gibiydi...

Bana yetmeyen şey senin aşkın değil , senin ta kendin di..