23 Eylül 2014 Salı

ŞÜKÜRLER OLSUN..


     İnsanoğlunun varoluşundan bu ya olduğuyla yetinmeme hep dahasını isteme hevesi ve hırsı vardır. Ama sahip olduğumuz imkanlarımız , ailemiz , sosyal hayatımız ve birçok işlevsel bulunduğumuz durumu hiç göz önüne alıp yetindiniz mi ?
Ben söyleyeyim hayır..İstisnalar olabilir ama elinizde ne varsa elinizde olmayan cazip gelir.
Bu herhangi bir şey olabilir.
Daha iyi bir maaş ,
Daha iyi  üst model bir araba ,
Daha güzel bir ev ,
Daha güzel bir kariyer,
Daha güzel bir kız - erkek arkadaş ,
Daha....
Daha...



Zaman o kadar hızlı ilerliyor ki ve gencini yaşlısını dinlemiyor.
Hayatınızın mahvolması sağlığınızın 3 gün bozulmasına bakar.Ne alaka derseniz hayat size en ufak şeylerden dev anlamlar çıkarttırır. Küçük bir soğuk algınlığı farkındalığını yitirmiş duygularımı 
depreştirmiş durumda.Ve ben uzun zamandır dua etmeyi , şükretmeyi , dengesizce yaşamayı , etrafımdaki insanlardan bi haber yaşayıp hep kendimi anlattığımı , ailemin bir kez ve her zaman da değerini kıymetini , değersizleri değerlileştirdiğimi , napıyorum ben kendime dediğim günlerin farkına vardım..




Şu 2 hafta da sınırlarımı ve tahammülü sonuna kadar kullanmış durumdayım ve bunu da uzun süre pasif olacağından eminim.Şu iki hafta içinde hayatıma kattığım tecrübeleri ( olumsuz durumdan çıkartılan olumlu sonuç ) bir bilseniz bana uzaktan acırsınız.

Acınmak biraz kendime yapmış olduğum ağır bir eleştiri oldu ancak hal bundan ibaret.
6 gündür sağlıkla ilgili bir problemi aşmaya çalışmamda cabası..Hayatta her şey başınıza gelebilir sonuçta.
Vessalam başına gelen olumsuz hayat tecrübelerinden ders almak sizi ilerideki hayatınızda güçlü ve bir kat daha zırhlı kılar.Kötülere..kötüklük yapan insanlara..çıkarcılara..günübirlikçilere..fesat insanlara..değer vermeyin verdirtmeyin...
Size o muhteşem özgüveninizin özüne inip sizi incitecilirler..

Şahsen sadece incinmiş kendimi nadasa bırakmış huzura yolculuğa çıkıyorumm..
Şevkatle kalın..

12 Eylül 2014 Cuma

AYNA AYNA SÖYLE BANA..

Hayattan beklentileriniz olmasa nasıl mutlu olursunuz . Hayal etmek , hedef koymak ve bu yolda ilerlemek başarıyı yakaladıkça daha da güçlenerek yeni istekler üretmek hayatımızda olan en değerli şeylerden bir tanesidir.Zamanın nasıl ne çabuk geçtiğini bilemez ve bu anı da kaçırırsanız birikim yapamazsınız. Bu birikim de kendinize ne kata bilirseniz sizi siz yapan değerlerin farkına varırsınız.






Kişisel gelişimci ruhunuzu keşfetmenizi aslında neleri sevdiğinizi nelerden hoşlanmadığınızı , sevdiğiniz işte çalışmayı , hayat tarzınızı , müzik zevkinizi , sevdiğiniz ilde yaşamayı (benim için çok geçerli ) , en güzeli ise pozitif olmayı öğrenmelisiniz.
Evet herkesin her insanın stresli olduğu zamanlar vardır.Sonuç olarak mutsuz etmekten ve o anı orada bırakmaktan başka bir çözüm yoktur.

Mutsuz birini görürseniz ondan uzak durmayın ona mutluluğunuzu katın.Büyük metropollerde yaşayan insanlar da daha sık görebilirsiniz.İşinden çıkmış yüzü beş karış hayattan biçare ..
Böyle olmamak için insanlara kendinize ayna da gülümseyin..Karamsar olmayın , yaşlılara ve çocuklu kadınlara yer verin..Artık bunların hiç birini göremez oldum..Genç yaşıma rağmen bu değerlerimi katan aileme ayaklarımda topuklular ve bu topukluların üstünde saatlerce kalmama rağmen bu ahlakı verdikleri için şükürler olsun.Çünkü dün otobüste çocuklu bir bayana gözlerinin içine bakmama rağmen kimse yer vermedi .Avazım çıktığı kadar bağırarak birisi bu kadına yer verebilir mi diye bağırdım..


Lise dönemimde part-time çalıştığım bir alışveriş merkezinde yemek aramda yanımda kağıt ve kalemle çıkardım ve hem yemek yer hemde orada bulunan insanların ruh hallerini ve hayatlarını yüzlerine  , mimiklerine , karşısında ki insanla konuşmasına bakarak kendimce tahlil yapardım.Bu bana her zaman karşımda ki insana gülümsemem gerektiğini öğretti.Sanki gelmiş görmüş geçirmiş gibi düşünmeyin .Ya da düşünün siz bilir siniz.






John Lennon'da dediği gibi ''Siz hayatı anlamamışsınız''

Hayata kendi yaşamınıza nereden baktığınız önemli . Başkasının nasıl göründüğüne aldırış etmeden ..
Hürce ..

Bugünde böyle olsun..özgürce
İyi hafta sonları diliyorum hepinize...
Sevgiyle kalın
( Gülümseyen birini görürseniz o ben olabilirim..:)





2 Eylül 2014 Salı

EYLÜL MESELESİ...

Merhaba Arkadaşlar,
Eylül Ayının insanlarda bıraktığı ve hissettirdiği çağrışımlardan bahsetmek istiyorum.
Eylül ayı sonbahara doğru adım atmış yaprakların sararmaya yüz tuttuğu hafiften esen rüzgarın insanın içini serinlettiği , klimaların kapandığı camların açıldığı , giyim kuşamın biraz daha kalınlaştığı , akşamları hırkanı al çık moduna geçildiği , kışa doğru yaklaşan bir aydır...

EYLÜL kelimesi ;

* Eylül, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 9. ayı olup 30 gün çeker.
* Arapça eylûl, Süryanice "üzüm" anlamındaki aylûl'den (üzüm ayı) gelmektedir.
* Hristiyanlar bu aya "istavroz ayı", "haç ayı" ya da Karadeniz'de değiştirilerek "istavrit ayı" derler.
* Avram Galanti Bodrumlu yaptığı araştırmalar ile Türklük İncelemeleri kitabında Akadlıların altınca ayı olduğunu ve sevinçten haykırmak anlamına geldiğini savunmuştur.
* Eylül adının İngilizce karşılığı olan "September", Latince 7 anlamına gelen "septem" den gelir. Eylül, M.Ö. 153'e kadar, eski Roma takviminde 7. ay idi.
* Roma imparatoru Septimius Severus ile aynı anlama gelir.

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

Bir Eylül ayıdır bende sardım şiirlere hayra alamet gidiyorum..Hoşuma gidiyor bu duygusallık şeysi..
Uzun zamandır hissetmediğim şeyleri hatırlatıyor bazen ise hatıralarımı..
Sahi nedir beni bundan alı koyan 
Korku mu 
Kaybetmek mi
Acı çekmekten korkmak mı...