26 Aralık 2014 Cuma

YAŞASIN YILLIK İZİNLER

Merhaba Arkadaşlar,

Mesai saatimin son dakikalarında içinde olduğumu yarın sabah erkenden İstanbul'dan uçacağımı belirtmek isterim.Bunun için çok çok mutluyum. Yazın bir tatil yaptık ama gerçekten yoğun geçen günlerin ardından çok yoruldum .




Bu güzel tatilimi hem yeni yıla girerken hemde özlediğim arkadaşlarımla hasret giderirken geçireceğim. Siz burada üşürken ben güneş gözlüğümü takıp sahil kenarında yürüyüş yapıp dinleneceğim. Öğlene kadar uyuyup saatlerce kahvaltı yapacağım . Akşamları içip içip eğlenecek dans etmeyi de ihmal etmeyeceğim. Ayrıca küçük küçük ilçelere gidip anılarımı tazeleyip bazı gerçekleri kabullenip geri döneceğim. Şimdilik yazacakları bu kadar dönüşte görüşmek üzere kendinize iyi bakın. 

25 Aralık 2014 Perşembe

İŞ MESELELERİ

Bir insan hiç mi fırsat bulamaz dinlenmeye , okumaya , yazmaya ....
Yok yani o kadar yoğun tempoda çalışıyorum ki bundan artık yoruldum ve hayıflanıyorum. Kendimi eve zor atıyorum.Havalarda soğuk zaten tek düze yaşamak sıkıcı hale geldi sanırım .



Evet işimi severek yapıyorum ama bir noktada birlikte çalıştığımız insanların enerjileri de önemli ve ben iş yükümü azaltan enerjimi yükselten bir iş ortağı arkadaş ile çalışmıyorum . Haftada fix 1 gün hastalanan 5 ci haftası 4 kez izin alan mesai saatinden 3 kez erken çıkan çok konuşan ve anlamamazlıktan gelen birisiyle çalışıyorum. Siz olsaydınız böyle biriyle çalışmak ister miydiniz ?

Bende istemiyorum ancak bir noktada acıyorum ve vicdan yapıp gidip kimselerle konuşmuyorum. Alıyorum karşıma bu böyle şu şöyle yapılır diye. Ama eğer bunu anlamamazlıktan gelmek uyanıklıksa ya da öyle olduğu sanılıyorsa kimse kusura bakmasın profosyönel olmak zorunda kalıcağım. İş hayatı böyle şeylerin sadece bir kısımda tolere edebilir ama bir iş yapıyorsan kurallarına uygun yapmak zorundasındır. Lakin vicdanınız kimsenin işiyle oynamak gibi bir mesele yapıyorsa ve bu sizi artık yıpratmaya da başlamışsa orada durulması gerekiyor. 


Sanırım artık bazı şeyleri tükettik ve sonuna geldik ben yapılması gereken her şeyi yaptığımı düşünerek herkesin kendi hayatında ki rolünü belirlediğini belirtmek isterim . 



Belli bir noktaya gelmek kariyeriniz için uğraşmak kimsenin ağız kokusu çekmek değildir.Bir işi ne kadar düzgün ve hakkını vererek yaparsan iyi yerlere de ulaşırsın. Saygınında alasını görürsün. 

Şimdilik herkese iş hayatında başarılar diliyorum . 

9 Aralık 2014 Salı

DUYGUSUZ DUYGULAR

Duygularımızdan uzun zamandır kopuk yaşıyor gibiyiz. Sahi ben hep duygu duygu diyorum ya aslında bu benim düşüncemmiş . İnsanlarda artık kör olmuş bu histen . Bazen en yakında ki insanlar bile seni kırmaktan korkmaz hale gelmiş . Ne tuhaf sen kendinden feda edip onca şey yaparken sırf egolarını tatmin etmek için seni hiçe sayan insanlarla dolmuş etrafımız .



Evet bu günlerde biraz isyankar , asi ve alınganım çünkü kırmaktan korktuğum ve hatta hiç üzülmesini istemediğim insanlar tarafından gereksizce üzülmekteyim.Nedeni ya da sebebinin hatta sonucunun bile hiç bir önemi yok . Çünkü bunu yaşarken karşı taraftan görülemiyor ise ben neden bunca zaman kırmaktan üzülmesinden korkmuşum diye kendimi sorguluyorum.

Yılların yaşanmışlıkların hatta değerin artık bir önemi kalmamış .Sadece geçirilen zamanın size ne kattığı ya da sizden ne aldığı önemli olur hale gelmiş. O kadar zaman süren ilişkiler bir çırpıda biterken , uzun süre yaşanan bir dostluk bir küçük nedenden biterken aslında birikmiş kötü şeylerin temeli olmuş.



Bunca zamandır yaşadığım tüm duyguların nedeni şuan beni bu kadar duygusal iken duygusuzlaştırması olmuş .
Değer verilmeyen bir insanın hayatında işinde ne kadar başarılı olacağı tartışma söz konusu..
Neyse ki değer verilen ve bu değerin kıymetini bilen bir insanım diğer seçenek benim için değil genelleme bir yargımdır .

Hayat aslında çok basit iken maddi koşullar manevi koşulları ve dünyada fani geçici zevk veren şeylerin çılgınca tüketmesi , egolarını tatmin etmesi  , aslında yaşamak istediği gibi görünen ama aslında o hayatı yaşayamayan , kaliteli takılmaya çalışmaktan kastı fiyatı düşük zevk anlayışı farklı olan insanları yargılayan pislik insanlarla dolu .

Cinsiyeti fark etmeksizin bende şuan onları yargılıyor ve küçümsüyorum .Hiçte umurumda olmayan kafası etiler yaşantısı hacıhüsrev olan insanları.



Diyeceklerim o ki bir gün herkes haketiğini yaşayacak ve karşısında ki o kalite de olacak. Çok parası olması kaliteli olduğunu göstermez diyerek dip notta ekiyorum .
Şimdilik kendinize iyi bakın.Sizden başka kimse değerli değil . Unutmayın...


3 Aralık 2014 Çarşamba

KAPKAÇ , KIRIKKOL 3 HAFTA ALÇI VE HAZİN SON.

Merhaba Arkadaşlar ,

Yazmayalı ve okumayalı çok çok uzun zaman oldu. Çünkü başıma talihsiz aksilikler geldi . Önce kendi mahallemde kapkaç 'a uğradım allahtan cazgır oldum ve işkillendiğim için önce davranıp çantamı kurtardım . Adam elini attı ne alırsam kardır meselesi herhalde birde tacize uğradım . Ne korkunç bir olay ki ben asi , yırtık ve korkusuz özgüvenim titreyerek eve gittim . Allahtan yırtmıştım ki başıma daha büyük olay gelmedi . Sonra bu olay üzerine aynı yerden geçmeye korkar oldum. Çok kötü bi duygu Allah kimsenin başına vermesin.



Bu olaydan birkaç hafta sonra arkadaşın doğum günü vardı .Bir eğlence mekanında oldukça kalabalıktı . Sonra bu kalabalık dikkat çekmez mi tabi ki kızlarla dolu ise evet çeker .
Orta yaşlı , kel ve ukala bir adam beni kesip durdu . Adam yüzsüz bed resmen . Neyse nereye baksam bu malı gördüm. Bir değil iki değil üçüncüde allah dedim ve kızlar tuvaletinin önünde bir tane yumruk attım . Ben de ki bu tavırın nedenini sormayın çünkü bende bilmiyorum. Kolum açımıştı tabi ki . O sapık adamı dışarı attırdım ve hıncımı aldım tabi ki . Ukala zengin sapık pislik . Kızların yanında döndüm tabi kimsenin haberi yok bu durumdan . Gecenin ileryen saatlerinde kızlardan birisi yere içki dökmüş ve bende görmediğim için ayakta sallanmaya devam ettim . Böyle hop hop zıp zıp değil oldukça normal gayette sakindim . Sonra ayağımda ki topuklu ayakkabı kaydı ve kıçımın üstüne düştüm ve düşerken de sağ kolumun üstüne vücudumun ağırlığı geldi . Aman tanrım didim :)
Zaten yumrum atmıştım birde düşünce acıdı ama ne acıdı . İncinmiştir diye düşündüm ve devam ettim. Eve gidince bir ağrı sızı geldi anlatamam . Hemen hastaneye gittik . Hafta sonu olduğu için acile gittik bir röntgen 3 yerde kırık ve 4 hafta alçılı kalacağımı öğrendim. Bu benim için dayanılması çok güç bir durum ve boku bokuna kolumu hemde sağ kolumu kırmıştım .



Her şeyde bir hayır vardır meselesini yine sağlığıma kavuştuğumda şükrettim . Çünkü insanın herhangi bir nedenden sağlığını kaybetmesi hem maddi hem de manevi darbeye neden oluyor.
3 hafta boyunca annem canım annem yardım etti ve işe gidemedim . Tabi alçılı kolla yeni işe başlayan arkadaşa iş öğretmek için yine ofisime gittim. Benim için zor bir durumdu hayatımda bir düzen var ve bu düzene o kadar çok alışmışım ki ufak bir sıkıntıda ya da aksilikte kendini işe yaramaz hissediyor insan ..




Yine binlerce kez Allah'a şükürler olsun ki kısa zamanda iyileştim ve cuma günü alçıyı çıkarttılar. Tabi tam anlamı ile önceki kolum gibi değil ama zamanla daha iyi olacaktır diye düşünüyorum .İşime ve normal hayatıma geri döndüm .

Hayatımda tabi ki değişiklikler oldu canım iş arkadaşım işten ayrıldı ve başka şehre gitti yerleşti.O benim ise radikal kararlarım oldu.

Bu arada yine Antalya'ya gidemedim kolum kırıldığı için . Yılbaşına kısmetse
Şimdilik anlatacaklarım bu kadar başka yazılarda görüşmek üzere :)