25 Temmuz 2014 Cuma

KIZ KIZA GEZELİM ..

Merhaba Arkadaşlar,
Bugün işlerimi toparlamış ve tatil moduna girmiş bulunmaktayım.Yarın çok uzaklara tatile gidiyorum ve bunun için çok heyecanlıyım. Hem İstanbul'dan uzaklaşmış hem de sevdiğim insanları göreceğim.Aslında bir de olimpos yapmalıyım :):) Uzun zamandır yoğun bir tempoda devam eden hayatım ve belirsizlikler olan bir takım şeyler hafiften şekilleniyor.Allah hakkımda bunu yazdıysa vardır bunda bir hayır diyerek kabulleniyorum.


Derken koca bir geçmiş bıraktığım yere gitmek beni yine yeniden heyecanlandırıyor.Orada yaşadığım her şey aslında genç yaşıma  rağmen en güzel günler topluluğundan bir parça.



Her gidişimde farklı olaylar yaşamamda cabası..Şimdi kız kıza tatil yapınca acaba ne olaylar yaşayacağım merak konusu... Badigartlara kafa mı tutarız..gecenin bir yarısı sokaklarda şarkı söyleyip kovalanır mıyız...İçip içip havuza mı atlarız ..ya da musallat olan tiplere aynı yere iki randevu verip gitmezmiyiz hiç bir fikrim yok :))

Geçmişe geçmiş ola diyip anı yaşamaya bakıceğiz artıkın...
Yeni delilikler yeni heyecanlar lazım artık bize..







Derken bir önceki eserim de dikiş tutturamamakla ilgili bir yazı paylaşmıştım . Bu yazıyı sonra okuyunca ne kadar da karamsar , olumsuz, aşka küsmüş gibiyim. Resmen kendime acıdım çünkü insanın doğası o kadar enteresan ki fikirleri düşünceleri bazen aylar yıllar sonra değişirken bazen de iki gün sonra farklılaşabiliyor. 
Konu ya duygusal açıdan yaklaşmak ( ki duygu yokken ) insana hata yaptırır. Bence ben güzel bir aşık olmalıyım bunun için evrene mesaj göndermiyorum.
 Zaten karşıma çıkacağından bir gün eminim ..
Aşk üçgenim tutku, güç , bağımlılık...Altta ki resim de mevcut..:):)










23 Temmuz 2014 Çarşamba

BELİRSİZLİK..

Ne hissetiğini bilmeden yaşayan insanlardan mısınız ?  Ne hissedemediğini bilmeden mi yaşayanlardan mı ?

  Belirsizlik insanı bitirip tüketen ve bir o kadarda bilinmeze sürükleyen bir öznel olaydır.Hayatın size ne getirdiği veya ne kattığının bu durumda pek bir önemi yoktur. Duygusal boşluk , mantıksal boşluk , boşluk olan ne varsa yaşatır size.O boşlukta yaşadığınız her şeyi aşk sanırsınız  ya da vazgeçilmesi bir durum gibi gelir. Aslında bilirsiniz hepsinin geçici olduğunu ama o an ona inanmak istersiniz.Çünkü inanmazsanız hayatın sonu gibi gelir her şey herkes her olan tüm benlikler.





Düşündüğünüz zaman hayatınızın birçok yanı bilinmezliklerle dolu.Yarın ne yaşayacağını kimse bilemez. Bu bilinmezlik insanoğlunun geçmişinden bu yana gelişigüzel getirmiştir bu döneme.Bir de deyimlerimiz atasözlerimiz bile vardır bununla ilgili '' Sonunu düşünen Kahraman Olamaz''..!!!

Neden kimse sorgulamıyor ki ömür dediğin kaç gündür kaç saattir ki ??


Belirsizlik , bilinmezlik kavramları bana olumsuz geliyor.İnanın belirsizlik içinde olduğum için değil sorguladığım için hepsi.Hayatta polyanacılık ile ilgili birçok yazı vardır hatta bir tane de ben bile yazabilirim ama benim gözlemlediğim gerçek öyle değil.


Konuya farklı yerden başlayıp farklı yerlerden bağlama huyumdan nefret ediyorum.Ama beynim oradan oraya rövaşata yapıyor.
 Vesselam kendinize iyi bakın..hayat şuan akıyor..





17 Temmuz 2014 Perşembe

MİM'LENMEK NE GÜZELL..

1-)  Blog yazmak sana neler kazandırdı ?

Öncelikle merhaba benim güzel iş arkadaşım blog bana içimi dökmeyi , kıyada köşede kalan duygu kırıntılarımı ortaya çıkartmayı , okumayı teşfik etmeyi ve en önemlisi daha araştırmacı bir insan olmayı kazandırdı.

2-) Ne tür kitaplar ve filmlerden  hoşlanırsın ?


Aslında ne okuduğum bulunduğum ruh halime bağlıdır. Son zamanlarda kişisel gelişime odaklandım ama en çok ilgimi çeken polisiye ve masonik cinayetlerdir.


3-) Tekrar tekrar okuduğun bir kitabın var mı ?

Aslında bir kitaba çok takılmadım ama iki kez okuduğum kitaplar vardır. 
Nermin Bezmenden '' Sır'' mesela

4-) Seni tanımlayan en iyi 5 kelime ?


Komik , sevecen , hümanist , hırslı , başarılı  ayy daha çok var ama neyse hadi :)
5-) Okumaktan en çok keyif aldığın blog içeriği hangisidir ? Kişisel - Moda - Yemek - Teknoloji ?


Kişisel ,
Gezgin,....

DİKİŞ TUTTURAMAMAK

Merhaba Can ciğer kuzu sarmalarım..yine bloğuma ara vermiş bulunmaktayım..İnanın çok yoğunum..Hayatı çok değişik yaşıyorum gerçekten işten eve evden işe gidip geliyorum...

Buralara ilk satırları yazıp bıraktığım taslaklarım da kayıtlı olan küçük heyecan duyduğum  ve aşk hikayeleri ile dolu ;
ne yazık ki hiç birini paylaşmadım çünkü hepsi yarım kaldı..kendimi iyi hissetiğim bir an bu satırları yazıp bırakmışım bir tanesi aşağıda örnekte aşağıdadır.

'' Size güzel duygular hissettiren birisini bulduğunuz zaman asla kaçırmayın .Birbirini değerli hissetiren insanlar artık nadir olarak karşımıza çıkıyor.Ya da bir çırpı da o duygu bitebiliyor.
Güzel duygular hissetiğim günler yaşıyorum...:)
Sanırım uzun zamandır hissetmediğim hissizlik artık hissediyor. Diğer önemli olan etken ise karşılıklı hissedebilmek yani öyle umuruyorum..''

Zamanlardan hazirandı bir genç kız vardı hayalleri umutları olan..
Hep o çelişkilere düşmese gerçekten çok mutlu olacaktı aslında başkasına değil kendine şans vermeliydi aslında ..






Diye yazmışım ve devamını getirememişim..çünkü devamında yaşanacak bir şey olmamış ki..yaşanacak
 Ahh bu bahtsız kızın hali ne olacak..




Ya bakış açımı değiştirmeyim acaba evrene aynı tip erkek mi kodluyorum ( tanışalım , heyecan , buluşalım, sonra hop bitti ) Sonuç olarak üç gün süren enteresan gönül ilişkileri yaşıyorum. Yemin ederim dikiş tutmuyor. Ya diktiğim iplikte ya da kumaşta sorun var...!!!!

Neyse işime dönmeliyim..Kendinize iyi bakın cicilerimm..


9 Temmuz 2014 Çarşamba

GERÇEK KURT ADAMLAR

Bugünler de yine enteresan konulardan ve hayatın tam gerçeklerinden kurt adamlar bahsedeceğim. Benim metafizik ile çok benzettiğim ama bir o kadarda gerçek olan kişiler işte aşağıdalar ..
İyi okumalar diliyorum..!!

Gevaudan kurdu ;
1764 yılında Fransa’nın Gevaudan bölgesinde büyük dişleri olan ve keskin pençeli kurt benzeri bir hayvan bölgeyi terörize etmiştir. Yaklaşık 3 yıl içinde bu hayvan 100 kişiyi parçalamış ve yemiştir, 30 kişide ağır yaralanmıştır. Kral Louis, profesyonel avcı olan Jean Charles ve Jean Francois’i bu hayvanı bulup öldürmek için bölgeye yollar. Hayvan bulunamadı fakat, 1776 yılında bir çiftçi Jean Chastel tarafından gümüş bir mermi ile öldürüldü.

Henry Gardinn ;
Henry Gardin, 1605 yılında bir çocuğu öldürürken yakalandı ve kurt adam olduğunu kabul etti. Gardin, bir arkadaşının da onun gibi olduğunu söyledi. Jan isimli adam, iki, yıl sonra yakalandı ve her ikisi idam edildi.

Mercy Brown ;
Mercy’in annesi ve kız kardeşi 1880 yılında ölmüştü. 1892 yılında Mercy’de öldü ve gömüldü.  Rhode Island’da köyleri geceleri dolaşan ve kan emen bir kadın hakkında söylentiler oluşmaya başladı. Bunun üzerine mezarları kazıldı. Mercy’nin annesi ve kardeşinin cesetleri çürümüştü fakat Mercy’nin cesedi olduğu gibi, tırnakları uzun ve ağzında taze kanla bulundu. Bunun üzerine Mercy’nin kalbi çıkarıldı ve cesedi yakıldı.


Peter Stumpp ;
Bedburg, Köln’de yaşayan zengin ve saygın bir çiftçi olan Peter Stumpp, kasabada olan pek çok vahşi ölüm nedeni ile zan altında kalmıştır. İşkence altında Şeytan tarafından bir kurt adama döndüğünü itiraf eder. Oğlu ile birlikte 14 çocuğu ve iki hamile kadını yediğini söyler. 1589 yılında başı kesilerek idam edilir.

Gilles Garnier ;
Dole kurt adamı olarak bilinen Gilles Garnier, 1573 yılında yakılmıştır. Sorgusunda onu kurt adam şeklinde gördüğünü söyleyen pek çok şahit vardır. O dönem pek çok çocuğu avlayarak yediğini söylemiştir.

Arnold Paole ;
Arnold Paole, bir vampir tarafından ısırıldığını söyler. 1725 yılında boynu kırılır ve ölür. Fakat mezardan sürekli bağırtılar duyulur. Paole’nin mezarı açıldığında uzun sivri dişleri ve taze kan bulunur. Cesedinden iniltiler gelmektedir. Kalbine kazık sokulur ve ceset yakılır.


8 Temmuz 2014 Salı

SIRADAN BUNALMIŞ DUYGULAR..!!..

Selam Olsun Dostlar ve Okuyucular..
Uzun zamandır bloğumda bir şeyler paylaşmıyorum ki insanın  yazabilmesi için içinden gelmesi gerekir . Ruhen onu hissedebilmesi gerekir.  Bende uzun zamandır ne melankolik ne de aşkkolik takılmıyorum. Benim olmadan acı çekme isteği potansiyelim var böyle olunca beni yazmaya teşfik ediyor.

Neysem günler aylar yıllar geçiyor , değişen hiç bir şey yok bedenin yaşlanmasından başka ...
Mübarek ramazan ayındayız ...
Geçen yıl bu zaman Alanya'da arkadaşlarımla beraberdim.Tek bir gün oruç tutmuştuk ve o gün camiye gitmiştik ve cami boştu tabi..
Bu sene ailemle birlikteyim..ve orucumu tutuyorum...bunun verdiği huzur paha biçilmez..

Biz insanlar 11 ay günah işleyip 1 ayda vicdanımızı rahatlatıyoruz ya bu tartışılabilir bir durum..





İnsan hayatının dönüm noktasında yapması nasıl davranması gerektiğini bilir mi ?
Bilemiyorum bilmiyorum belki de bilmek istemiyorum.
Yeniden bir hayat kurabilmeye gücüm var mı ?
Kalmak için nedenim var mı ?
Ya arkamda bıraktıklarım ?
Ya da geç bulup erken yitirdiklerim ?
Gençliğim ?



Böyle ruhhani bir durumda kafanızı içi devamlı kendi içinde konuşup duruyor mu ?
Hiç susmadan ...!!!

Evet ya bu anlatıklarım benim aslında dengesini kaybetmiş ne olacağı bilemeyen 1 yıl öncesine kadar tek isteği İstanbul'dan gitme isteği olan kendini hayatının sonuna kadar okuyarak geçirebileceğine inan kırık bir kalbi olan ve aradığı adamı bulamayan benim..



Neler olabileceğine dair inan hiç bir fikrim yok..Kaderin beni götürdüğü yerlere kendimi teslim mi edeceğim yoksa o kadere karşı çıkıp sil baştan mı yaşayacağım bilemiyorum..
Bekliyorum ve bunun için sadece 30 gün var..